Kardeşlik Sözleri

Mehmet

60

Yok

Kardeşlik Sözleri

Kardeşlik, insan ilişkilerinin ön planda olduğu, kan bağımız olmasa da yakın bulduğumuz, arkadaşlıklar aşk kadar güçlü bir olgu yer etmekte. Kültürümüzde bir zenginlik olarak yer eden insan ilişkileri, kardeşlik gibi olgular farklı hikâyelerin ortaya çıkmasına da olanak sağlıyor. Özgür bir seçim ile hayatımıza dâhil ettiğimiz insanları evvela “arkadaş,” yaşanan olaylar ve paylaşılan hikâyelerin ardından “kardeş” mertebesinde tutuyoruz. Bu durum, bizim gibi insan ilişkilerinin ön planda olduğu, zengin bir kültüre sahip ülkelerde çok daha önem kazanıyor. Bu durum kardeşlik sözleri ile de pekiştiriliyor. Tercihlerle değil de, hikâyelerle, hikâyelerin yaşanış şekilleri ile şekillenen, biçim kazanan ilişkiler, kendiliğinden bir kardeşlik mertebesine doğru evriliyor.

Genellikle hemcinsler ile kurulan yakın arkadaşlık ilişkileri, kişiler arasında uzun zaman verilen emekler doğrultusunda oluşan bir tarihin, kişilere geçmişi hatırlatan fizikî bir rehber, somut bir geçmiş hatıratı olmaları nedeniyle, bu gibi durumlarda kişiler manevi bir anlam kazanıyor. Yaşanan zorlu süreçler, atlatılan badireler, unutulan aşklar ve can yakan olaylar, kişilerin zaman içerisinde mental olarak birbirlerine çok daha yakın olmalarını ve verdikleri değeri daha farklı bir biçimde anlamlandırmalarını sağlıyor. Ülkemizde arkadaşlık ve kardeşlik, eşdeğer seviyede görülen birbirine en yakın iki olgudur. Bu durum bir “aile” olmanın esaslarının, henüz küçük yaşlardan itibaren kültürel anlamda öğretilmesi ile bağlantılı olabileceği gibi, toplumsal anlamda yardımlaşan bir ulus olmamızla da alakalı bir zenginliktir.

En Güzel Kardeşlik Sözleri

Fakat tüm bu kültürel zenginliğe rağmen kardeşliği tanımlamak, yüzeysel bir çabadan öteye geçmez. Çünkü aşk olgusunda olduğu gibi kardeşlik bağı da, kişilere, hikâyelere ve benzersiz şekilde ortaya çıkan yaşanmışlıklara bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Bu durum, beraberinde kişilerin birbirlerine olan güvenlerini ve yakınlıklarını belirleyen en önemli unsurdur. Elbette mental ve kişisel anlamda değişkenlere bağlı olan bu bağ, dış etkenlere bağlı olarak da zayıflık gösterebileceği gibi güçlenebilir de. Fakat bu etken bile kişilerin birbirlerine olan bağı ve inancı ile alakalıdır.

Arkadaşlık ile ortaya çıkan duygusal bağın yanı sıra, bir kan bağı ile bağlı olduğumuz kardeşlik ise, çok daha derin ve hayatta bir zenginlik olarak kabul gören kişisel bir servettir. Kardeşlik, kişinin olaylara karşı bakış açısını geliştirebileceği, zenginleştirebileceği gibi, hayata karşı çok daha cesur hareket etmesine de olanak sağlar. Bu durum, konuyla alakalı yapılan araştırma ve testler ile kesinlik kazanmış bir davranış biçimidir. Tek çocuk olan bireyler, hayata karşı biraz daha tedirgin, kuşkucu, şüpheci, temkinli ve nispeten endişeli yaklaşırken, kardeş sahibi yetişkinlerin ya da gelişim çağındaki çocukların daha girişken, daha pozitif ve bazı durumlarda çok daha cesur olduğu gözlemlenmiştir.

Bunun aile içinde korumacı bir içgüdüye sahip olunan kardeşlik bağı ile alakalı olduğu ise yapılan araştırmalarda ortaya konmuştur. Genel tanım itibariyle birinci dereceden kan bağı bulunan kişiye verilen tanımlama olsa da, ruhsal ve manevi anlamda koruyucu ve kollayıcı birey olan kardeş, aile içinde olduğu gibi toplumsal anlamda da bir sığınak, bir liman olarak zihinlerde yer eder. Bu gizli inanç, kişilerin hayata karşı daha özgür, daha emin adımlarla yaklaşmasına olanak sağlarken, sosyal ilişkilerinde de her daim daha cesur hareket etmesine olanak sağlamıştır. Bu konunun temelinde, kardeşlerin birbirine olan destek ve güvenleri ise, etkin bir rol oynamaktadır.