Özel Günler İçin Sözler

Mehmet

25

Yok

Özel Günler İçin Sözler

Özel günler, insanların yoğun hayat temposunda durup dinlenmek için aradıkları bir bahanedir. Böyle günler –bireysel ya da toplumsal- insanların bir araya gelerek ilişkilerini güçlendirmek ya da aralarındaki dostluk tarihini yâd etmek için bir kaçamak yoludur aslında. Fakat sanıldığı gibi şartlı bir şekilde hediye alınması gereken, şartlı organizasyonların gerçekleştirilmesi gereken günler değildir. Zaten doğası itibariyle geçmişi, bir hikâyeyi, hatta bir başlangıcı hatırlatmanın en yalın ve insani hâlidir olsa olsa. Sanıldığı gibi özel günler için sözler söyleyerek bir ilişkinin sevgiye bağışıklık kazanması pek mümkün değil.

Fakat yazık ki ülkemizde manevî bir kaçış yolu olması gereken özel günler, herhangi manevî bir değeri olmayan, hatta bir karşılığı olmayan sözler ile geçiştirilen bir takvim notu olarak yer ediyor. Tabii bu durumu tetikleyen birçok etken mevcut. Gelişen teknoloji, toplumun hızlı tüketime olan bağımlılığı, zaman içerisinde eski bir hatıra olarak yer alan arkadaşlıklar, kavgalar, ihanetler ve yalnızlıklar, insanların “gerçek” duygularını gizlemesine ve daha da yalnızlaşmasına neden oluyor. Tabii bu da söz konusu özel günlerin sadece takvimde bir gün olarak kabul edildiği bir noktaya getiriyor bizi.

Aslında hep sözü edilen ve “kapitalist düzen oyunu” olarak tanımlanan bu özel günler, bireysel olması durumunda bir hikâyeyi, bir hatırayı ya da bütünüyle iki insanın ortak geçmişini hatırlatan, onlara mevcut duruma gelene kadar neler atlattıklarını gösteren bir rehber. Bazısı bu rehberi doğru takip eder yolunu bulur, bazısının rotası çoktan şaşmıştır. Fakat mesele yanlıca ipuçlarını doğru okumakta değil, yol arkadaşlığının kıymetini bilmekte.

Özel Günler İçin Sözler

Belki günümüz dünyasında teorik olarak mümkün, fakat işler pratikte bu karşılığı bulamıyor. Zira özel günler, ancak ve ancak bireysel ilişkilerde önem arz eden bir olgudur. Ya da ulusal bir bütünlüğünü veya ulusal bir olayı hatırlatıyorsa, insanları bir araya getiriyorsa. Ülke olarak bu konuda şanslı ve zengin bir geçmişe sahip olduğumuzu söylemek mümkün elbette. Fakat bireysel anlamda olduğu gibi toplumsal anlamda da bu zenginlikten faydalanmıyor, aksine onu görmezden geliyoruz.

Özel günler, teorik açıdan her ne kadar geçmişe dair bir hikâyeyi ya da bir bütünlüğü, bütün oluşu hatırlatıyorsa da, aslında geleceğin inşası için bir sihirdir. Böyle günler ilişkilerin mevcut formunu ve güçlü yapısını inşa etmek için geleceğe açılan bir sihir kapısıdır. Iskalandığı vakit duygusal facialara neden olabileceği gibi, üzerine düşünerek duygusal ve romantik bir şekle sokulduğu zaman mevcut ilişkinin hayat bulmasını, canlı kalmasını sağlayacak güce sahiptir. Bu durum sanıldığı gibi çoğunlukla yüzeysel olarak kutlanan evlilik yıldönümü ya da sevgililer günü tadında değildir. Daha derinlerde olan bir şeye temas etmenin yolunu bulmaktır. Orada olduğu bilinen ve çaba harcanan bir şey için verilen mücadeledir.

Çabanın fiziksel hâlidir. Fakat bahsini ettiğimiz dış etkenler –ki genelde olgular değil de, kişi ya da kişilerin kendilerine ördükleri çeşitli metaforik duvarlardır- bu özel günlerin anlamsız bir çabayla önlerine koyulan bahane olduklarını düşünürler. Çünkü temelde böyle manevî bir arayışı yoktur ve bu tür çabalar manasız gelir. Hülasa özel günler, hayatın yoğun koşuşturmasında durup dinlenmeniz için, demlenmeniz için bir bahaneden ziyade duygusal bir terapi etkisine sahiptir. Hayatın birçok köşesinde bulunan bu durakları mümkün olduğunca es geçmemeye özen gösterin. Belki bu sayede yalnızca karşınızdakinin değil, kendi manevi zenginliğinizin de farkına varabilirsiniz.