Sitem Sözleri

Mehmet

29

Yok

Sitem Sözleri

Sitem; kişilerin olaylara, tabiata, çevresine ya da maneviyatına karşı zaman içerisinde biriken bir öfkeyle karşılık verme hâli olarak tanımlanabilir. Buna neden olan en yaygın etken, kişilerin gündelik hayat koşturmacası içinde herkesi dinlemesi fakat kendine vakit ayırmamasıdır. Bir süre sonra mekanik bir duygusuzlukla “tekrar” üzerine kurulu olan tekdüze hayat, insanlarda zaman içerisinde derin bir boşluğun oluşmasına neden olur. Bazı istisnai durumlar olsa da –ki bu yazımızda azınlık olarak kalan asıl sessiz kitle üzerinde duracağız- sitem, genellikle gürültülü bir eylemdir ve çoğunlukla kişinin yaşadığı isyanı çevresine somut bir şekilde göstermesi ile sonuçlanır. Fakat bu isyan hâli ne yazık ki günümüz teknolojik imkânlarında çok farklı bir evreye ulaşmış durumda. Bu durum, sitem sözleri ile dile getirilmektedir.

Çocukluk döneminden iş hayatına atılana kadar “yokluk” tanımı ile tanışmayan bireyler, gerçek hayat ile yüzleştiklerinde ve toplum tarafından her istedikleri yapılmadığında, ilk başvurdukları eylem sitem oluyor. Çünkü hayatı boyunca ailesi başta olmak üzere çevresindeki herkes, o ne istediyse yapılmış ve olmuştur. Fakat gerçek hayatın içerisine dâhil olup da hiçbir şeyin istediği gibi olmadığını gördüğü vakit, özel biri olmadığını, toplumun yalnızca basit bir halkası olduğunu görür ve en basit tanımıyla sitemde bulunur. Bu da zaten mevcut toplum düzenimizin özetidir.

Gelişen teknoloji, insanların birbirlerinin yüzlerine bakmasına engel olacak boyuta ulaşmış durumda. Oysa iletişimin temeli göz kontağından geçer. İnsanlar birbirlerine değil de, bir ekrana ya da bir objeye bakarak iletişim kurdukları vakit, maddî anlamda zenginleşseler de, manevî açıdan içten içe zayıflarlar. Bu durumdan daha kötü olan şeyse, bunun farkında olmamaktır. İşte yazımıza konu olan asıl kitle, bu sitem hâlinin farkında olmayan, toplum ve hayat tarafından ağır ağır, belirli bir süreç içerisinde tüketilen ve belki yıllar sonra sitem noktasına gelen insanlar. Çoğunlukla kırık dökük bir aşk hikâyesi nedeniyle bunalıma giren ve afallayarak ne yapacağını bilemeyen kişiler, insani bir dürtüyle toparlanmanın ve akmakta olan hayata dâhil olmanın bir yolunu ararlar.

Sitem Sözleri

Yapılan ilk hamle, her zaman yaptığı ve aslında yapmak zorunda bırakıldığı gündelik ritüellerini tekrar etmek olur. İşe gider, eve gelir, bir çay içer, film izler, o soruya ezberlediği ve bilinçsizce vermek zorunda hissettiği cevapları verir, kart borçlarını öder, faturaları yatırır, çayın altını kısar. Bu gibi önemsiz fakat hayat ritüelinin bütününü oluşturan eylemler, kişinin farkında olmadan zayıflamasına ve hatta yok olmasına neden olur.

Zaman içerisinde içindeki oyuk büyümeye, maneviyatını yiyip bitirmeye başlar. Asıl tehlikeli olansa bu durumun farkında olamamak ve sitem eylemi ile bu zehri dışarı akıtamamaktır. Dışarı atılmayan zehir, ruhu kemirmeye ve oyuğun büyümesine neden olur. Zamanla büyümeye başlayan çukur, hayat ritüeli devam ederken bir anda oturuverir karşısına. Genelde belirli bir biçimi yoktur. Zaten tarifi de pek mümkün değildir sitemin ya da bu bunalım hâlinin. Orada öylece durur ve içinizi kemirir.

Sonra sonra büyümeye başlayan ve bir anda karşınıza dikilen bu oyuk, tüm hayat düzeninin üzerinize yıkılmasına neden olur. Kendinizi bir anda bir enkazın altında, sitem etmeye çalışırken bulursunuz. Fakat asıl trajedi de burada yaşanır. Tüm ritüeliniz bozulmuştur ve sitem edecek, eyleme geçecek güce sahip değilsinizdir. İyileşme süreci de yıkım süreci gibi çok ağır işlemektedir. Zaman, kendi üslubuyla yıkar ve iyileştirir sizi. Buna müdahale şansınız olmadığı gibi, yapılacak yeni girişimler, yaranızın deşilmesine ve daha büyük öfkeler yaşamanıza neden olur.